Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Baş antrenör kulüpten ayrıldı
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Baş antrenör kulüpten ayrıldı
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Ayın Genç Takımı'na seçildi
Orta
Sebep
Seçiciler onu ayın öne çıkan U21 oyuncuları arasına aldı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.