He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Hâlâ yerel dili konuşmuyor.; Uyum yeteneği düşük.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Ciddi
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Mevcut dizilişte doğal bir rolü yok
Ciddi
Sebep
Tercih ettiği mevki mevcut dizilişte yok.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Kulübe başka maç seçenekleri için kuruldu.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.