Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. 5.6 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Dil öğretmeni istiyor
Ciddi
Sebep
Dil engeli onu yıpratıyor.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Büyük
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Hocanın koltuğunu kurtarmak için savaşıyor
Demands a release clause
Orta
Sebep
He wants a release clause written into his next contract.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The deal lacked the release clause he wanted.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Ciddi
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Dil öğretmeni istiyor
Ciddi
Sebep
Dil engeli onu yıpratıyor.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.
Transfer penceresi transfer olmadan kapandı
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kulüpten kendisine yeni bir takım bulmasını istedi
Küçük
Sebep
Süregelen soyunma odası dinamikleri bunu doğurdu.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör değişikliğinin yaklaştığını seziyor
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Demands a release clause
Orta
Sebep
He wants a release clause written into his next contract.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The deal lacked the release clause he wanted.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Hâlâ yerel dili konuşmuyor.; Soyunma odasında hiç vatandaşı yok.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Dil öğretmeni istiyor
Orta
Sebep
Dil engeli onu yıpratıyor.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.
Baskı altında pahalıya patlayan hata
Orta
Sebep
Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Orta
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Orta
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Kulübe başka maç seçenekleri için kuruldu.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Orta
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Baskı altında pahalıya patlayan hata
Orta
Sebep
Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Orta
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Demands a release clause
Orta
Sebep
He wants a release clause written into his next contract.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The deal lacked the release clause he wanted.
Transfer penceresi transfer olmadan kapandı
Profesyonel kariyerine A takımda başladı
Baskı altında pahalıya patlayan hata
Orta
Sebep
Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.