He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenman standartları yüzünden Matyáš Miška ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Antrenman standartları yüzünden Matyáš Miška ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Soyunma odasına iyice alışıyor
Küçük
Sebep
Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Aralarındaki bağ zaten güçlüydü; moral hasarı sınırlı kalmalı.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Antrenman standartları yüzünden Matyáš Miška ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Dil öğretmeni istiyor
Orta
Sebep
Dil engeli onu yıpratıyor.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.