Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Antrenman standartlarına bakışları farklılaştı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Antrenman standartlarına bakışları farklılaştı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Beden dili konusunda uyarıldı
Orta
Sebep
Sorun yeteneğinden çok işler kötü gittiğinde verdiği tepkiydi. 6.2 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Frustrated by another early substitution
Orta
Sebep
He was substituted while playing well. (min 70 — rating 7.2)
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie A fringe / young player getting the nod feels the trust more.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie A fringe / young player getting the nod feels the trust more.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie A fringe / young player getting the nod feels the trust more.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kulüpten kendisine yeni bir takım bulmasını istedi
Küçük
Sebep
Süregelen soyunma odası dinamikleri bunu doğurdu.
Transfer penceresi transfer olmadan kapandı
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Gol katkısı galibiyeti getirdikten sonra taraftarlar onu destekledi
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Teknik direktörün planlarında olmadığı kendisine bildirildi
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Takımıyla kupa kazandı
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.