Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Küçük
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie A fringe / young player getting the nod feels the trust more.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Küçük
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kadro durumu değişti
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He cannot continue in his current tactical role. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Küçük
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Frustrated by his tactical role
Orta
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Hurt by being benched for a big match
Büyük
Sebep
The manager left him out of the starting XI. in the title decider
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Belirleyici katkısının ardından teknik direktör tarafından desteklendi
Küçük
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Çekişmeli bir maçta belirleyici gol attı
Taraftarlar belirleyici katkısının ardından onu yücelttiler
Orta
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Takım toparlanması nedeniyle övgü aldı
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Worried by competition from a new signing Ndoh Wamfor
Orta
Sebep
A much younger rival has arrived in his position.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Eyeing a future in coaching
Küçük
Sebep
He is deep into the late stage of his career.; His professionalism marks him out for coaching.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Küçük
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Gol katkısı galibiyeti getirdikten sonra taraftarlar onu destekledi
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Onun hakkındaki medya anlatısı değişti
Küçük
Sebep
Son sonuçların ardından yorumcu ve basın tonu döndü.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Takım toparlanması nedeniyle övgü aldı
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Kişisel gelişim planı verildi
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Yeni bir sözleşme imzaladı
Orta
Sebep
Her iki tarafın da kabul edebileceği şartlarda projeye bağlandı.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Baskı altında pahalıya patlayan hata
Orta
Sebep
Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. 5.5 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Küçük
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maçın oyuncusu seçildi
Hat-trick yaptı
Belirleyici performansının ardından ev sahibi taraftarların adını haykırdığını duydu
Ciddi
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Çekişmeli bir maçta belirleyici katkıyı yaptı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maçın oyuncusu performansının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Ev sahibi taraftarlar onun maçın oyuncusu performansına karşılık verdi
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Onun hakkındaki medya anlatısı değişti
Küçük
Sebep
Son sonuçların ardından yorumcu ve basın tonu döndü.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Büyük maçlarda iyi performans gösteriyor, bu da konuşmayı pekiştirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.