Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Önceki sürtüşmeler bunu münferit görülmesine engel oldu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Daha az baskılı bir kulüp tercih ederdi
Orta
Sebep
Medya ve taraftar eleştirisi acımasızdı.
Kulübündeki form yükselişiyle milli takıma geri çağrıldı
Orta
Sebep
Davet önemli, çünkü son dönemde milli takım planlarının dışındaydı.
Yeni bir sözleşme imzaladı
Orta
Sebep
Her iki tarafın da kabul edebileceği şartlarda projeye bağlandı.
Baskı altında pahalıya patlayan hata
Orta
Sebep
Baskı altındaki hatası rakip tarafından doğrudan cezalandırıldı.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu değerlendirmesinde eleştirildi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Frustrated by his tactical role
Büyük
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenman standartları yüzünden Bart van Rooij ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the continental knockout tie
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Takımla birlikte derbi galibiyetini kutladı
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasında sert bir azarlamadan etkilendi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.