Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Devre arasında sert bir azarlamadan etkilendi
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Wesley Dual tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Wesley Dual tercih edildi — ona kupada dakika verme fırsatı.
Sebep
Kupa rotasyonu: hoca düzenli oyuncuları dinlendirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu değerlendirmesinde eleştirildi
Küçük
Sebep
Zor bir dönemin ardından özel bir güven mesajıydı. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.