Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Aralarındaki mesleki saygı zayıftı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Derbide acı bir yenilgi
Trusted for a major fixture
Büyük
Sebep
The manager trusted him with the start. in the derby
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç öncesi tutkulu bir takım konuşmasına karşılık verdi
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Takımın Avrupa kupalarına çıkmasına katkı sağladı
Sezonun Takımı'na seçildi
Orta
Sebep
Seçiciler onu sezonun en iyi 11'ine kilitledi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör verdiği sözü tutmadı
Ciddi
Sebep
Gergin ilişki nedeniyle dürüst ton bile kırgınlık yarattı.