He is unhappy about his playing time. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Teknik direktörle oyun süresi hakkında zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Gol katkısı galibiyeti getirdikten sonra taraftarlar onu destekledi
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Dominik Kocsis tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Dominik Kocsis tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Dominik Kocsis tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Dominik Kocsis tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Dominik Kocsis tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Dominik Kocsis tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maçın oyuncusu seçildi
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Dominik Kocsis tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Dominik Kocsis tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Dominik Kocsis tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Dominik Kocsis tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Teknik direktörle zayıf ilişkisi mesajın etkisini azalttı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Aşama: somut ilgi. İlgilenen kulüp resmi olarak başvurdu. Yatay bir hamle olurdu. Sadık biri, ayrılık dayatması beklenmez. Söylentiler odağını dağıtmaya başladı.