Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Önceki sürtüşmeler bunu münferit görülmesine engel oldu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. Manager trust is low. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Yerel dilde kayda değer ilerleme
Küçük
Sebep
Dil seviyesi artık olağan soyunma odası sohbetlerine yetiyor.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör verdiği sözü tutmadı
Büyük
Sebep
Gergin ilişki nedeniyle dürüst ton bile kırgınlık yarattı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Devre arasında sert bir azarlamadan etkilendi
Küçük
Sebep
Zor bir dönemin ardından özel bir güven mesajıydı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Tekrar eden takım konuşması tonu her zamankinden az etkili oldu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. 5.6 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Mirlind Daku tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Mirlind Daku tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Ciddi
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Kadro durumu değişti
Mirlind Daku tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Mirlind Daku tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Tekrar eden takım konuşması tonu her zamankinden az etkili oldu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Marvin Çuni tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Marvin Çuni tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
He is unhappy about his playing time. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kulüp formasıyla ilk golünü attı
Büyük
Sebep
Uzun süre hatırlayacağı bir dönüm noktası.
Belirleyici katkısının ardından teknik direktör tarafından desteklendi
Küçük
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Çekişmeli bir maçta belirleyici gol attı
Taraftarlar belirleyici katkısının ardından onu yücelttiler
Orta
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi.