He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenmanda kötü bir gün
Küçük
Sebep
Olağandışı bir şey yok — antrenmanda sakin bir gün.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Sözleşme teklifi geldi
Küçük
Sebep
Şartlar hâlâ beklentileriyle karşılaştırılıyor.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenmanda kötü bir gün
Küçük
Sebep
Olağandışı bir şey yok — antrenmanda sakin bir gün.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Orta
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.