He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Ciddi
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktörle oyun süresi hakkında zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Yakın arkadaşı Luis Riascos kulüp tarafından satıldı
Orta
Sebep
Kulüpteki yakın bir arkadaşının kaybı hâlâ hissediliyor. Aralarındaki bağ zaten güçlüydü; moral hasarı sınırlı kalmalı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Takımdaki maaş hiyerarşisinden rahatsız
Orta
Sebep
Kadrodaki maaş hiyerarşisi temel sebep. En yüksek kazananlarla aradaki fark günlük bir hatırlatıcıya dönüştü.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Beden dili konusunda uyarıldı
Orta
Sebep
Sorun yeteneğinden çok işler kötü gittiğinde verdiği tepkiydi. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Antrenmanda kötü bir gün
Küçük
Sebep
Olağandışı bir şey yok — antrenmanda sakin bir gün.
Takımdaki maaş hiyerarşisinden rahatsız
Orta
Sebep
Kadrodaki maaş hiyerarşisi temel sebep. En yüksek kazananlarla aradaki fark günlük bir hatırlatıcıya dönüştü.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenmanda kötü bir gün
Küçük
Sebep
Olağandışı bir şey yok — antrenmanda sakin bir gün.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Beden dili konusunda uyarıldı
Orta
Sebep
Sorun yeteneğinden çok işler kötü gittiğinde verdiği tepkiydi. 5.9 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Ronaldo Royero tercih edildi — hoca ile daha yakın çalışma ilişkisi.
Sebep
Kulüpteki geleceğinden memnun olmadığı için kadro dışı bırakıldı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. Manager trust is low. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Teknik direktör verdiği sözü tutmadı
Ciddi
Sebep
Gergin ilişki nedeniyle dürüst ton bile kırgınlık yarattı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle oyun süresi hakkında zorlu bir görüşme