Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
He is unhappy about his playing time. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Büyük
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Büyük
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Güçlü kupa maçı performansının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Küçük
Sebep
Kupa maçı performansı teknik ekip nezdinde ayrı bir önem taşır. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Takımdaki maaş hiyerarşisinden rahatsız
Orta
Sebep
Kadrodaki maaş hiyerarşisi temel sebep. En yüksek kazananlarla aradaki fark günlük bir hatırlatıcıya dönüştü.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Will Alves mevkiyi alırken yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Yerine seçilen
Will Alves tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Will Alves tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Will Alves tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Will Alves mevkiyi alırken yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Yerine seçilen
Will Alves tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. Manager trust is high — he expects a fair hearing. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Hocanın koltuğunu kurtarmak için savaşıyor
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Beden dili konusunda uyarıldı
Orta
Sebep
Sorun yeteneğinden çok işler kötü gittiğinde verdiği tepkiydi. 6.3 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kişisel gelişim planı verildi
Takımdaki maaş hiyerarşisinden rahatsız
Orta
Sebep
Kadrodaki maaş hiyerarşisi temel sebep. En yüksek kazananlarla aradaki fark günlük bir hatırlatıcıya dönüştü.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Orta
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Will Alves tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Will Alves tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Daha yüksek değerli bir alternatif vardı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He is unhappy about his playing time. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Büyük
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Büyük
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Hocanın koltuğunu kurtarmak için savaşıyor
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Orta
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Takımdaki maaş hiyerarşisinden rahatsız
Orta
Sebep
Kadrodaki maaş hiyerarşisi temel sebep. En yüksek kazananlarla aradaki fark günlük bir hatırlatıcıya dönüştü.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Göz dolduran performansının ardından taraftarlar tarafından alkışlandı
Orta
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Onun hakkındaki medya anlatısı değişti
Küçük
Sebep
Son sonuçların ardından yorumcu ve basın tonu döndü.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Beden dili konusunda uyarıldı
Orta
Sebep
Sorun yeteneğinden çok işler kötü gittiğinde verdiği tepkiydi. 6.3 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Uzun gol kurağına son verdi
Kulüp formasıyla ilk golünü attı
Büyük
Sebep
Uzun süre hatırlayacağı bir dönüm noktası.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Gol katkısının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Küçük
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He cannot continue in his current tactical role. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Golünün ardından taraftarlar adını haykırdı
Orta
Sebep
Gol katkısı onu maç sonunda öne çıkardı. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Belirleyici katkısının ardından teknik direktör tarafından desteklendi
Orta
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Çekişmeli bir maçta belirleyici gol attı
Taraftarlar belirleyici katkısının ardından onu yücelttiler
Orta
Sebep
Maçın kaderini belirleyen anı o yarattı. Gol katkısı o gün farkı yarattı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Teknik direktör daha fazla süre vaat etti
Büyük
Sebep
Görüşme oyun süresine odaklandı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kişisel gelişim planı verildi
Hocanın koltuğunu kurtarmak için savaşıyor
Devre arasındaki tutkulu konuşmayla coşturuldu
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu tutkulu bir tepki duydu
Küçük
Sebep
Büyük bir maç güçlü bir mesajı gerektirdi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Utanç verici sonucun ardından soyunma odasında hesap soruldu
Kadro durumu değişti
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.