Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Egor Kress tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Egor Kress tercih edildi — daha iyi maç hazırlığı.
Sebep
Aynı mevkide daha zinde bir takım arkadaşı tercih edildi.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Bu transfer onu farklı bir kıtaya götürdü.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Diego Lorensi tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Diego Lorensi tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Bu transfer onu farklı bir kıtaya götürdü.; Hâlâ yerel dili konuşmuyor.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.