Gilbert Abala tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Gilbert Abala tercih edildi — ona kupada dakika verme fırsatı.
Sebep
Kupa rotasyonu: hoca düzenli oyuncuları dinlendirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Orta
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
James Mazembe tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
James Mazembe tercih edildi — genel olarak daha yüksek kalite.
Sebep
Sakatlıktan dönüşte temkinli kullanılıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. 5.9 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Ayın Genç Oyuncusu seçildi
Orta
Sebep
Oyu kullananlar onu ayın öne çıkan U21 oyuncusu olarak işaretledi.
Ayın Genç Takımı'na seçildi
Orta
Sebep
Seçiciler onu ayın öne çıkan U21 oyuncuları arasına aldı.
Ayın Takımı'na seçildi
Orta
Sebep
Bir aylık performansları onu liganın aylık 11'ine taşıdı.
Derrick Otieno tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Orta
Yerine seçilen
Derrick Otieno tercih edildi — ona kupada dakika verme fırsatı.
Sebep
Kupa rotasyonu: hoca düzenli oyuncuları dinlendirdi.
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maçın oyuncusu seçildi
Maçın oyuncusu performansının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maçın oyuncusu seçildi
Uzun gol kurağına son verdi
Maçın oyuncusu performansının ardından ev sahibi taraftarlar adını haykırdı
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Maçın oyuncusu performansının ardından teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Çekişmeli bir maçta belirleyici gol attı
Ev sahibi taraftarlar onun maçın oyuncusu performansına karşılık verdi
Orta
Sebep
Maçın oyuncusu performansı onu övgüye değer en net isim yaptı. Maçın oyuncusu seçilmesi ana ağırlığını kazandırdı.
Görünüm
Bu form sürerse taraftarlar arasındaki itibarı yükselir.
Onun hakkındaki medya anlatısı değişti
Küçük
Sebep
Son sonuçların ardından yorumcu ve basın tonu döndü.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Seçiciler onu ayın öne çıkan U21 oyuncuları arasına aldı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Uzun gol kurağına son verdi
Kulüp formasıyla ilk golünü attı
Büyük
Sebep
Uzun süre hatırlayacağı bir dönüm noktası.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.