He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Ayın Takımı'na seçildi
Orta
Sebep
Bir aylık performansları onu liganın aylık 11'ine taşıdı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Bu maç için rotasyona alındı
Küçük
Yerine seçilen
Gideon Manaseh tercih edildi — ona dakika verme ihtiyacı.
Sebep
Önemi düşük bir maç dakika yönetimini getirdi.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Kişisel gelişim planı verildi
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Kupa rotasyonu: hoca düzenli oyuncuları dinlendirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Teknik direktörle zorlu bir görüşme
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Takım toparlanması nedeniyle övgü aldı
Teknik direktörün devre arası mesajıyla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım geride kalmıştı, teknik direktörün yanıt beklediği bir andı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Kupa rotasyonu: hoca düzenli oyuncuları dinlendirdi.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Etkili performansının ardından teknik direktör tarafından öne çıkarıldı
Küçük
Sebep
Aldığı not, ekibe özgüvenini pekiştirmek için net bir gerekçe verdi. Maç notu, ekibe performansı takdir etmek için net bir gerekçe verdi.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.