Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Won the domestic cup with the team
Orta
Sebep
Süregelen soyunma odası dinamikleri bunu doğurdu.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Baş antrenör kulüpten ayrıldı
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Taktik görevini yerine getirmediği için eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktör belirli bir taktik görevi göz ardı ettiğini düşündü. 6.2 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Taktik görevini yerine getirmediği için eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktör belirli bir taktik görevi göz ardı ettiğini düşündü. 6.3 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Aşama: teklif reddedildi. Teklifin reddinin ardından kamuya açıldı. Yatay bir hamle olurdu. Bir teklif zaten reddedildi. Söylentiler odağını dağıtmaya başladı.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Aşama: somut ilgi. İlgilenen kulüp resmi olarak başvurdu. Yatay bir hamle olurdu. Onu tutan özel bir bağlılık yok. Söylentiler odağını dağıtmaya başladı.
Görünüm
Böylesi bir andan sonra beklentiler artabilir.
Yeni bir sözleşme imzaladı
Orta
Sebep
Her iki tarafın da kabul edebileceği şartlarda projeye bağlandı.
Antrenman standartları yüzünden Jeffrey Kyereh ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.