Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Taktik görevini yerine getirmediği için eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktör belirli bir taktik görevi göz ardı ettiğini düşündü. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kulübü kümede kalma mücadelesi veriyor
Ciddi
Sebep
Maçlar azalırken güvenli bölgeyle puan farkı sorun yaratıyor.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.