Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Maç boyunca yedek kulübesinde kaldı
Küçük
Sebep
Kulübe başka maç seçenekleri için kuruldu.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Manager trust is growing
Orta
Sebep
Destekleyici ton onu karşılık vermeye motive etti.
Görünüm
Bu form devam ederse teknik direktörün güveni artar.
Sözleşme teklifi geldi
Küçük
Sebep
Şartlar hâlâ beklentileriyle karşılaştırılıyor.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Soyunma odasına iyice alışıyor
Küçük
Sebep
Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Aralarındaki bağ zaten güçlüydü; moral hasarı sınırlı kalmalı.
Görünüm
Uyum dönemi hâlâ devam ediyor.
Kişisel gelişim planı verildi
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Orta
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kültürel olarak yakın bir ülkede iyi hissediyor
Küçük
Sebep
Ülke ve kültür ona uygun.; Evine ya da gönül verdiği bir kulübe dönüş haberleri çıktı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Mevcut dizilişte doğal bir rolü yok
Ciddi
Sebep
Tercih ettiği mevki mevcut dizilişte yok.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.