His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Antrenmanda kötü bir gün
Orta
Sebep
Olağandışı bir şey yok — antrenmanda sakin bir gün.
Asked the manager for a private conversation
Küçük
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Teknik direktör verdiği sözü tutmadı
Büyük
Sebep
Gergin ilişki nedeniyle dürüst ton bile kırgınlık yarattı.