The new arrival has visibly higher ability. The newcomer is on a much larger wage deal.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kulüpten kendisine yeni bir takım bulmasını istedi
Küçük
Sebep
Süregelen soyunma odası dinamikleri bunu doğurdu.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
A takıma çıkış yaptı
Profesyonel kariyerine A takımda başladı
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. 6.1 puanlık maç notu konuşmada ağır bastı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Soyunma odasına iyice alışıyor
Orta
Sebep
Antrenmanda güçlü bir ortaklık arkasında. Transferin ilk haftalarında hâlâ.