İyi bir sezon geçiren futbolcular vardır, bir de bir sezonun kendisiyle hatırlandığı futbolcular; ikincilerin adı yazın bir salonda okunur. New England Revolution sessizce mutlu, içten içe tedirgin olacak.
Mesele futbol değildi ve gören herkes bunu biliyor. Cumartesi birlikte oynamak zorunda olan iki adam bu hafta New England Revolution'da bir haftada geri alınamayacak şeyler söyledi.
“Buradan New England Revolution’ün her maçını izliyorum. Kafamın nerede olduğunu bu anlatıyor.” Toronto FC’deki kiralık dönem yoluna devam ediyor; ama kalbi o yolculuğa hiç çıkmadı.
Mesele futbol değildi ve gören herkes bunu biliyor. Cumartesi birlikte oynamak zorunda olan iki adam bu hafta New England Revolution'da bir haftada geri alınamayacak şeyler söyledi.
"Maçlar için minnettarım ama futbolcu olmayı birinin yedek parçası olmak için seçmedim." İstediği New England Revolution forması ve 17 maçta 1 kez sahaya çıkmış biri dinlenmeyi hak ediyor.
“Buna her şeyimi verdim ama ailem burada değil; doğrusu ben de değilim.” Kötü form çalıştırılarak düzeltilebilir. Bu, bugüne kadar kimsede çalışmayla düzelmedi ve New England Revolution bunu biliyor.
Bazı öğleden sonraları kaleci takımın kendisidir. 7 kurtarış, birkaçı kimsenin çıkarılabileceğine ihtimal vermediği türden ve önündeki herkesi olduğundan iyi gösteren bir skor.
Üst üste 3 galibiyet oldu ve soru artık serinin bitip bitmeyeceği değil, onu kimin bitireceği. Böyle bir özgüven satın alınmaz; tam olarak bu şekilde kazanılır.
Mesele futbol değildi ve gören herkes bunu biliyor. Cumartesi birlikte oynamak zorunda olan iki adam bu hafta New England Revolution'da bir haftada geri alınamayacak şeyler söyledi.
"Oturup izlemeye gitmedim. New England Revolution takımına dönüp yerim için mücadele etmek istiyorum." Toronto FC formasıyla 13 maçta 1 kez oynaması gerisini anlatıyor.
Galibiyetsiz maç sayısı 5 oldu ve statta, en kötüsünü bekleyen bir tribünün o kendine özgü sessizliği var. Çirkin bir 1-0 çoğunu iyileştirirdi; insanı deli eden de bu.
“Ben işi yapan oyuncuları oynatırım. İşin tamamını.” Hiçbir isim söylenmedi; yine de bütün kameralar Walker Zimmerman’a döndü ve teknik adam buna ses çıkarmadı.
“Bazı sabahlar uyanıyorsun ve bildiğin her şey hâlâ çok uzakta.” Mesele futbol değil, hiç olmadı: Toronto FC, başka bir ülke isteyen bir adamla uğraşıyor.
"Burası hakkında kötü söyleyecek tek kelimem yok. Sadece başka bir yerde olmam gerekiyor." Artık yazıya döküldü ve New England Revolution duymamış gibi yapamaz.
"Oturup izlemeye gitmedim. New England Revolution takımına dönüp yerim için mücadele etmek istiyorum." Toronto FC formasıyla 9 maçta 0 kez oynaması gerisini anlatıyor.
Artık her basın toplantısı aynı şekilde başlayıp aynı şekilde bitiyor: Leonardo Campana’ın geleceğiyle. Teknik adamın hiçbir şey söylememenin yeni yollarını bulacak hâli kalmadı.
“Bu bir öfke değil. Aylardır düşünüyorum ve son olanların hiçbiri fikrimi değiştirmedi.” Dilekçe New England Revolution’te bir masanın üzerinde ve geri çekilmeyecek.
"Hedeflerim var ve kulübün de bu hedefleri paylaşmasını isterim." Kimse ayrılmak istediğini söylemedi, kimseye kapı gösterilmedi; ama bir futbolcu bu cümleyi özenle seçer ve yönetim onu tam da kastedildiği gibi duyar.
İşin içinde 10 kurtarış vardı ve en az üçünün kurtarılacak top olmasına imkân yoktu. Önündeki on saha oyuncusu ona bir kahve borçlu ve bunu kendileri de biliyor.
New England Revolution kasasından $1.5M çıkarıyor ve iş tamam. Rakam bilançoda güzel okunuyor; sahada güzel okunup okunmayacağı gelecek sezonun sorusu.
Artık her basın toplantısı aynı şekilde başlayıp aynı şekilde bitiyor: Luka Gavran’ın geleceğiyle. Teknik adamın hiçbir şey söylememenin yeni yollarını bulacak hâli kalmadı.