Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Orta
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Orta
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Yeni bir sözleşme imzaladı
Orta
Sebep
Her iki tarafın da kabul edebileceği şartlarda projeye bağlandı.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
He has unresolved concerns over his contract. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Küçük
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıyı iyi kaldırıyor, bu da mesajın etkisini güçlendirdi.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.