Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Manager trust is eroding
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.