Yenilgisiz seri 26 maça çıktı. Kimi hak edilerek alındı, kimi zor atlatıldı; ama bir alışkanlık oluşuyor — ve futbolda karşısında oynanması en zor şey alışkanlıktır.
Bir adamın iki kez attığını izleyen deplasman tribününün kendine has bir sessizliği vardır. Erkin Yalcin onu sağladı ve adının yanındaki 8.36, aslında diğer herkese karşı cömert.
Maç07.01.2034
Deplasmandan bir tane daha
FC Liefering için yolda üst üste 7 galibiyet. Otobüsler erken çıkıyor, karanlıkta sevimsiz statlara varıyor ve her seferinde üç puanla dönüyor.
Oyuncu notları09.01.2034
17 yaşındaki Andreas Alaba'da gerginlikten eser yok — 7.96
Bir A takımında 17 yaşında olmanın en zor yanı, kimsenin tolerans göstermemesidir. Andreas Alaba'ın buna ihtiyacı olmadı: 7.96 ve sahadaki en rahat adam gibi görünüyordu.
Öyle bir yaş vardır ki her iyi öğleden sonra bir geçmişe dönüş olarak anlatılır; hem haksız hem de doğru. 34 yaşında 8.58 ve sahada kimse ondan iyi değildi.
Tribün09.01.2034
FC Liefering tabloda 1. sırada ve şehir bunu fark etti
55 puan, üst sıralarda bir yer ve keyif almaya başlamış bir stat. Kimse o kelimeyi yüksek sesle söylemeyecek; bu da herkesin onu düşündüğünün en kesin işareti.
3‑0 ve fark kimseyi olduğundan iyi göstermiyordu — skor bir iki gol daha kaldırırdı, itiraz eden de çıkmazdı. İnsanların gelmeye devam etmesinin sebebi böyle günler.
Bundan kariyer başına tam olarak bir tane olur ve genelde böyle geçmez. Skor tabelasında 1, adının yanında 7.95 ve onu daha önce hiç görmemiş bir tribün, maç biterken adını haykırıyordu.
Bir adamın iki kez attığını izleyen deplasman tribününün kendine has bir sessizliği vardır. Sanel Šaljić onu sağladı ve adının yanındaki 8.56, aslında diğer herkese karşı cömert.
Üst üste 3 galibiyet oldu ve soru artık serinin bitip bitmeyeceği değil, onu kimin bitireceği. Böyle bir özgüven satın alınmaz; tam olarak bu şekilde kazanılır.
Transfer31.10.2033
Hendry Blank bu işin nereye gittiğini bilmek istiyor
"Kupa kazanmak istiyorum ve bunu burada yapmayı tercih ederim." Ne bir talep var ne bir tehdit; ama Red Bull Salzburg yönetimi böyle bir cümleyi tam da kurulduğu gibi duyar.
Bir orta saha oyuncusu, o sahadayken takımın işleyip işlemediğine göre ölçülür; görülmesi neredeyse imkânsız, geriye dönüp bakınca apaçık. 13 aksiyon, 6.85 ve onu bir daha kolay kolay oyundan almayacak bir teknik direktör.
18 yaşında, yaşının iki katı insanlar onun adını haykırıyor; bir transferin yıllarca hak etmesi gereken, buralı bir çocuğun ise ortaya çıkmakla aldığı bir sevgi. Aynı zamanda futbolda karşılığını vermesi en zor şey.
Açıklamada 68 gün yazıyor; arkasında ise sessiz, kimsenin izlemediği bir rehabilitasyon yılı var. Red Bull Salzburg bir sezonluğuna bir oyuncu kaybediyor; o ise adı daha zor konan bir şeyi.
Bir transferde hâlâ oyuncuya ait olan son şey, kendi şartlarının altındaki imzasıdır ve o imza atıldı. Red Bull Salzburg onu evrak dışında her anlamda kaybetti.
WSG Tirol’in Clement Bischoff için teklifi dinlendi ve aynı gün geri gönderildi. İlk teklifler nadiren kabul edilsin diye yapılır; kapının ne kadar gürültüyle kapandığını ölçmek içindir.
“Bu bir öfke değil. Aylardır düşünüyorum ve son olanların hiçbiri fikrimi değiştirmedi.” Dilekçe Red Bull Salzburg’te bir masanın üzerinde ve geri çekilmeyecek.