Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Sakatlığın ardından tam antrenmanlara döndü
Orta
Sebep
Sağlık ekibi onayladı, ama teknik ekip aceleci dönüşten koruyor.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Teknik direktör verdiği sözü tuttu
Küçük
Sebep
Görüşme önceki bir sözün takibiydi.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Bu maç için rotasyona alındı
Küçük
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç kadrosuna alınmadı
Ciddi
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Antrenman standartları yüzünden Javlon Guseynov ile tartıştı
Küçük
Sebep
Antrenmandaki çabayı çok farklı değerlendirdikleri için anlaşmazlık başladı. Tüm takımın gözü önünde antrenman sahasında yaşandı.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Yeni bir sözleşme imzaladı
Orta
Sebep
Her iki tarafın da kabul edebileceği şartlarda projeye bağlandı.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Sağlam bir antrenman
Küçük
Sebep
Olağandışı bir şey yok — beklenen düzeyde temiz bir antrenman.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Antrenman temposuyla zorlandı
Küçük
Sebep
Kondisyonu ve son dakikaları antrenmanı zorlaştırdı; ekip bunu tutum değil yorgunluk olarak değerlendirdi.
Manager trust is eroding
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Weighing up retirement
Küçük
Sebep
He is deep into the late stage of his career.; His playing role has shrunk sharply.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Maç kadrosuna alınmadı
Orta
Sebep
Mevcut diziliş ona doğal bir rol sunmuyor.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Frustrated by his tactical role
Ciddi
Sebep
Diziliş değişikliği ondan istenenleri değiştirdi.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.