His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Manager trust is eroding
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Antrenmanda kötü tutum
Küçük
Sebep
Antrenörler asıl sorunun çabası olduğunu belirtti.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Hâlâ yerel dili konuşmuyor.; Uyum yeteneği düşük.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Manager trust is eroding
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Ciddi
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Hâlâ yerel dili konuşmuyor.; Uyum yeteneği düşük.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kadroya uyum sağlamakta zorlanıyor
Küçük
Sebep
Yeni kulüpteki uyum dönemi daha geniş çerçeve. Dil engeli uyumu zorlaştırıyor.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Performansının ardından teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maçın oyuncusu seçildi
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maçın oyuncusu seçildi
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Görüşmeler kadro statüsü yüzünden tıkandı
Orta
Sebep
Maaş uygundu ama ilk on bir konusunda daha net garanti istedi.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Son performansı için özel olarak övüldü
Ciddi
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Pres çalışması yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Eleştiri, kaçırılan pres tetikleri ve yavaş geri dönüşlere odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Evine dönmek istiyor
Ciddi
Sebep
Uzun ve zorlu bir uyum döneminin ardından açıkça evine ya da tanıdık bir kulübe transferi umuyor. (Hâlâ yerel dili konuşmuyor.; Uyum yeteneği düşük.)
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Takıma uyum sağlamakta hâlâ zorlanıyor
Orta
Sebep
Çoğu yeni transferin doğal olarak kurduğu bağları henüz kuramadı.
Turned down the offered deal
Ciddi
Sebep
He turned down the club's offer. The wage was below his expectations.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu memnuniyet dolu bir konuşmada övüldü
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.