Bazı öğleden sonraları kaleci takımın kendisidir. 8 kurtarış, birkaçı kimsenin çıkarılabileceğine ihtimal vermediği türden ve önündeki herkesi olduğundan iyi gösteren bir skor.
Oyuncu notları07.12.2026
18 yaşındaki Anísio Cabral'da gerginlikten eser yok — 8.65
Bir A takımında 18 yaşında olmanın en zor yanı, kimsenin tolerans göstermemesidir. Anísio Cabral'ın buna ihtiyacı olmadı: 8.65 ve sahadaki en rahat adam gibi görünüyordu.
Öyle bir yaş vardır ki her iyi öğleden sonra bir geçmişe dönüş olarak anlatılır; hem haksız hem de doğru. 33 yaşında 7.92 ve sahada kimse ondan iyi değildi.
Daniel Mancini ve bir takım arkadaşı bu hafta, geri alınması bir haftadan uzun sürecek şeyler söyledi. Mesele futbol değildi ve ikisi de cumartesi oynuyor.
Çıkışta kime sorsanız iki takımı neyin ayırdığını, tek bir isim duyarsınız: Pieros Sotiriou. AEL karşısında 3‑1 ve bitiş düdüğündeki alkışlar en çok onundu.
Dört beş haftalık istikrar, ligde aynı işi yapan herkesle kıyaslandı. Dálcio bu kıyaslamadan takımın içinde çıktı ve APOEL o öğleden sonraların hepsinden faydalandı.
Mesele futbol değildi ve gören herkes bunu biliyor. Cumartesi birlikte oynamak zorunda olan iki adam bu hafta APOEL'da bir haftada geri alınamayacak şeyler söyledi.
“Ben işi yapan oyuncuları oynatırım. İşin tamamını.” Hiçbir isim söylenmedi; yine de bütün kameralar Dimitris Diamantakos’a döndü ve teknik adam buna ses çıkarmadı.
Geleceğini sordu ve içinde dakikalar olan bir cevap aldı. Teknik direktör, sözlerin hatırlandığı bir binada bir söz verdi ve o sözün saati işlemeye başladı.
Artık her basın toplantısı aynı şekilde başlayıp aynı şekilde bitiyor: Gabriel Pereira’ın geleceğiyle. Teknik adamın hiçbir şey söylememenin yeni yollarını bulacak hâli kalmadı.
“Beni onunla yargılayın.” Teknik adamlar böyle şeyleri kazara söylemez — baskı Marquinhos’ın omuzlarından kendi omuzlarına geçer ve bunu ikisi de bilir.
APOEL'de kimse formsuz olduğunu ima etmiyor. Teknik direktör belirli doksan dakika için başka nitelikler istedi ve bir oyuncunun buna karşı çalışabileceği hiçbir şey yok.
Geleceğini sordu ve içinde dakikalar olan bir cevap aldı. Teknik direktör, sözlerin hatırlandığı bir binada bir söz verdi ve o sözün saati işlemeye başladı.
Pieros Sotiriou ve bir takım arkadaşı bu hafta, geri alınması bir haftadan uzun sürecek şeyler söyledi. Mesele futbol değildi ve ikisi de cumartesi oynuyor.
Tek transfer döneminde 9 yeni transfer. Her biri bir yükseltme olabilir ve takım yine de bir süre daha kötü olabilir; yeniden yapılanmanın, değerlendirmelerde hiç anılmayan kısmı.
Her kadroda her sezon birisi için böyle bir maç vardır. Bu seferki Franko Kovačević için: onu ilk tanıyan kulüp, alkışlayıp alkışlamayacağına ilk dakikada karar verecek taraftarlar ve bunların hiçbiri önemli değilmiş gibi oynamasına ihtiyaç duyan APOEL.
Yazılı hiçbir şey yok, kamuoyuna hiçbir şey yok: APOEL tesislerinde yüz yüze verilmiş, forma süresine dair bir söz. Önümüzdeki bir ayın kadro kâğıtları bunun bir değeri olup olmadığını gösterecek.
“Otuz dakika, kapı kapalı, her şey konuşuldu. Sonunda el sıkıştık.” Odada ne varsa odada kaldı; Joan Sastre ertesi sabah, yükü hafiflemiş bir adam gibi çalıştı.
Vid Belec hesabı yaptı ve sonucu sevmedi. Bir takımı bundan hızlı çürüten bir şey yok ve hiçbir kulüp bunu, bir futbolcuya maaş yapısını anlatarak çözemedi.