Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Son performansı için özel olarak övüldü
Büyük
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı.
Asked the manager for a private conversation
Ciddi
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Artem Lychagin tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Büyük
Yerine seçilen
Artem Lychagin tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Deplasman taraftarı düşmanca tutum sergiledi
Orta
Sebep
Deplasman tribününden sürekli yuhalama aldı.
Maç sonu değerlendirmesinde eleştirildi
Küçük
Sebep
Zor bir dönemin ardından özel bir güven mesajıydı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Alexey Mironov tercih edildiği için kadro dışı bırakıldı
Ciddi
Yerine seçilen
Alexey Mironov tercih edildi — kadroda daha yüksek öncelik.
Sebep
Kadro statüsü genelde 11'i gerektirir; bu eksiklik can sıkıcı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Önümüzdeki birkaç hafta içinde tekrar yaşanmazsa muhtemelen yatışacak.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Teknik direktör tarafından övüldü
Orta
Sebep
Görüşme genel konuları kapsadı.
Manager trust is eroding
Orta
Sebep
Görüşme son performans düzeyine odaklandı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Kötü performans sonrası teknik direktör tarafından eleştirildi
Küçük
Sebep
Sakin bir görüşmeydi ama onu iki yönde de etkilemedi.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Bir süredir kişilikleri birbiriyle çatışıyor. Kameraların uzağında, soyunma odası kapısının ardında geçti.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maçın akışını yedek kulübesinden değiştirdi
Orta
Sebep
Takım sonucu kovalarken oyuna girdi ve maçın seyrini değiştiren anı yarattı.
Taktik disiplin eksikliği yüzünden eleştirildi
Orta
Sebep
Teknik direktörün maç öncesi çalıştırdığı taktik talimattan saptı. Ekip son haftalarda onu zaten uyarmıştı.
Görünüm
Tekrarlanan olaylar soyunma odasındaki konumuna zarar verebilir.
Maç sonu değerlendirmesinde eleştirildi
Küçük
Sebep
Zor bir dönemin ardından özel bir güven mesajıydı. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Sürerse teknik direktörün müdahalesi gerekebilir.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Çekişmeli maçta savunmaya öncülük etti
Küçük
Sebep
Maç bıçak sırtındayken savunma hattını ayakta tuttu.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
Takım kazanmıştı, teknik direktör standartları pekiştirmek istedi. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.
Görünüm
Eğilim olumlu — ilişki güçlenmeye devam etmeli.
Asked the manager for a private conversation
Orta
Sebep
His relationship with the manager has soured. His relationship with the manager is steady but tense. He has already raised this with the manager recently.
Görünüm
Sözleşme talebi riski arttı.
Maç sonu sakin bir mesajla rahatladı
Küçük
Sebep
An, sessiz bir destek mesajı gerektiriyordu. Baskıya her zaman iyi yanıt veremiyor, bu da etkiyi yumuşattı.