“Ben işi yapan oyuncuları oynatırım. İşin tamamını.” Hiçbir isim söylenmedi; yine de bütün kameralar Sead Hakšabanović’a döndü ve teknik adam buna ses çıkarmadı.
Isınma yeleği, doksan dakika seyir ve sonunda kimseyi kandırmayan bir el sıkışma. Büyük maçlar bir hocanın kime güvendiğini söyler; bu maç bunu Johan Karlsson’a söyledi.
“Otuz dakika, kapı kapalı, her şey konuşuldu. Sonunda el sıkıştık.” Odada ne varsa odada kaldı; Andrej Đurić ertesi sabah, yükü hafiflemiş bir adam gibi çalıştı.
Bir hafta daha, bir iddia daha, kimsenin pek inanmadığı bir yalanlama daha. Malmo FF bu işlere manşetlerin değil piyasanın karar verdiğini biliyor — ama manşetlerin sesi daha yüksek.
6‑0 ve fark kimseyi olduğundan iyi göstermiyordu — skor bir iki gol daha kaldırırdı, itiraz eden de çıkmazdı. İnsanların gelmeye devam etmesinin sebebi böyle günler.
Yenilgisiz seri 9 maça çıktı. Kimi hak edilerek alındı, kimi zor atlatıldı; ama bir alışkanlık oluşuyor — ve futbolda karşısında oynanması en zor şey alışkanlıktır.
“Ben işi yapan oyuncuları oynatırım. İşin tamamını.” Hiçbir isim söylenmedi; yine de bütün kameralar Sead Hakšabanović’a döndü ve teknik adam buna ses çıkarmadı.
Tribün hiç gelmeyecek bir golü bekledi. IFK Norrkoping savunmaya adam yığdı ve ne için geldiyse onunla ayrıldı; iki takım hâlâ oynuyor olsa tabela yine kıpırdamazdı.