Bir hafta daha, bir iddia daha, kimsenin pek inanmadığı bir yalanlama daha. Al-Qadisiyah bu işlere manşetlerin değil piyasanın karar verdiğini biliyor — ama manşetlerin sesi daha yüksek.
Bazı öğleden sonraları kaleci takımın kendisidir. 7 kurtarış, birkaçı kimsenin çıkarılabileceğine ihtimal vermediği türden ve önündeki herkesi olduğundan iyi gösteren bir skor.
"Hedeflerim var ve kulübün de bu hedefleri paylaşmasını isterim." Kimse ayrılmak istediğini söylemedi, kimseye kapı gösterilmedi; ama bir futbolcu bu cümleyi özenle seçer ve yönetim onu tam da kastedildiği gibi duyar.
Üst üste 3 galibiyet oldu ve soru artık serinin bitip bitmeyeceği değil, onu kimin bitireceği. Böyle bir özgüven satın alınmaz; tam olarak bu şekilde kazanılır.
Aylardır taşıyan bir adam gibi koştu — çünkü taşıyordu. Al-Qadisiyah transferinin ilk golünü aldı ve her basın toplantısının değişmez sorusu emekli oldu.
Kendi mevkii olmayan bir görevde oynatılmak ya da bir kez fazla erken oyundan alınmak: Cameron Puertas, Al-Qadisiyah takımının kendisini kullanma biçiminden hoşlanmadığını belli etti. Teknik direktörler bunu basından çok önce duyar.
Kendi mevkiinde yeni bir isim belirdi; Hamed Al-Ghamdi artık kendisinin sandığı yeri yeniden kazanmak zorunda. Al-Qadisiyah söz vermiş değil — bu aşamada nadiren verilir.